
|
| Frig Testi |

Eskişehir, tarihi dönemler içinde Anadolu'daki ünlü
merkezlerden biri olmuştur. Kentin ilk kuruluş yerinin neresi olduğu tartışmalı olmakla birlikte
birçok Anadolu şehrinden farklı olarak ilk kuruluş yerini büyük ölçüde değiştirmeden
gelişmiştir. İlk ve ortaçağlarda adı Dorylaion (Dorileaum Dorileon, Dorilayon) olan kentin ilk yerleşim
yeri hakkında üç bölgeden söz edilir. Bunlar, şimdiki çarşıdaki sıcak
su kaynakları çevresi, ovanın ortasındaki Şarhöyük ve güney batıdaki Karacaşehir
mevkiidir. Porsuk Çayı'nın yaratacağı taşkınlıklar, çevresindeki bataklıkların
yol açacağı sıtma, ayrıca dışarıdan gelecek saldırılardan korunmak için
plato yamacının hemen önünde Odunpazarı adı verilen sahada yeni bir yerleşim yeri de daha
sonraları oluşmuştur. Eskişehir il sınırları içinde yer alan Şarhöyük
(Dorylaion), Balhisar (Pessinus) ve Karahöyük (Midaion) Frigya'nın önemli kentleri olarak tarihte yerlerini
alırlar. Frigya’dan sonra Lidya (İ.Ö.676-546) egemenliğine giren kent daha sonra Pers topraklarına
katılır. M.Ö. 334 de Yunan İmparatoru Büyük İskender, Persleri
mağlup ettikten sonra Frigya ve Anadolu'yu ele geçirir.. Dorylaion, Büyük İskender'in
ölümünden sonra İ.Ö.133 de Roma İmparatorluğu'na bağlanır. M.S. 395 de İmparatorluk
Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılınca Eskişehir yöresi Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu
sınırları içinde kalmıştır. Hıristiyanlaşma sürecine giren Bizans' la
birlikte kentte toplumsal yapıda önemli değişimler yaşanır. En parlak dönemini Bizans (Doğu
Roma) zamanında yaşayan kent, şifalı suları ve güzel havasıyla imparatorların dinlenme,
avlanma yeri olmuş, saraylar ve hamamlarla donanmış, bölge gelişmiş, Sivrihisar
(Justinianapolis) gibi yeni kentler kurulmuştur.
VIII.
YY da başlayan Arap akınları sırasında, önce 708 de Abbas bin Velit, daha sonra da 778 de Hasan
bin Kahtaba komutasındaki birliklerce işgal edilmiş ve kent “Duruliya” ya da “Druliya” adıyla anılmaya başlanmıştı.
(Şimdi burada bir parantez
açarak Eskişehir kökenli DURU ailesinin soyadı ile “Duruliya” nın anlamlı bir
rastlantı oluşturduğunu vurgulamak gerekir. “Duru” soyadının belki de buradan geldiğini
söylemek kuvvetli bir olasılık olarak görünüyor. Atatürk döneminde soyadı yasası
çıkınca aile büyüklerinden Dr. Muhittin Cemal, 'DURU' soyadını seçmiştir.)
|
 |
 |

|
| Frig Tas |
Dorylaion
daha sonra Haçlı, Bizans ve Türklerin işgaline uğradı. Sonunda Kılıç Aslan
1182 de kenti ele geçirdi. Savaşlar yüzünden harabeye dönen kentin 2 km güneyinde yeni bir
kent kuruldu. Eski yerleşim yerine ise eski kent anlamında, “Eskişehir” dendi. Zamanla bu
terim yeni kent için de kullanılmaya başlandı. Eskişehir ismi böylece doğmuş oldu.
Türkler 1196' dan sonra yöreye tamamen hakim olmuş, 13.YY da zayıflayan Selçuklular, Eskişehir
ve çevresini Ertuğrul Bey'e vermiştir. Kent
daha sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Ertuğrul Bey'in oğlu Osman Bey' in yönetimine
girmiş, Bizans'a karşı yürütülen savaşlarda bir üs olmuştur. Ancak, Anadolu'da
Osmanlı hakimiyetinin kurulması ile Eskişehir parlak günlerini kaybetmeye başlamış ve Fatih'in
ilk zamanlarına kadar Ankara Beyliğine bağlı bir sancakken 1451-1831 yılları arasında Kütahya
Beylerbeyliğine, 1841' de de Bursa Eyaletine bağlanmıştır. Eskişehir 19.YY ortalarından itibaren değişmeye
başlamıştır. Osmanlı - Rus Savaşı ardından kente yerleşen göçmenler
ve 1894 yılında işletmeye açılan Bağdat-Berlin demiryolu bu değişimi yaratan en
önemli iki etkendir. Bu iki olayın etkisiyle nüfus artmış, mali alandaki gelişmeler ile kentin
büyük bir idari yapıya dönüşmesine yol açmıştır. 2. Meşrutiyetin
ilanından sonra bağımsız sancak olan ve Almanlar tarafından kurulan Cumhuriyet öncesi ilk tren
bakım onarım atölyesi ile sanayi alanında atılım yapan Eskişehir, ender Anadolu kentlerinden
biri olmuştur. Milli
mücadele yıllarında, 23 Ocak 1919 da, İngilizler Eskişehir istasyonunu ve kentin bir bölümünü
işgal ettiler. Kent 21 Temmuz 1921 de Yunan işgalini gördü. 2 Eylül 1922 de işgalden kurtulmuş,
kent çevresinde İnönü, Sakarya, Kütahya gibi Kurtuluş Savaşı' nın önemli
çarpışmaları gerçekleşmiş, ancak kent içinde bir çarpışma olmamıştı.
Yunanlılar geri çekilirken Çarşı ve Hristiyan mahallelerini ateşe vermiş, Tuzpazarı,
Taşbaşı, Reşadiye camisinin bulunduğu yerler, İstasyon caddesi, Bağlar caddesi tamamen
yanmıştı. 1925 Cumhuriyet döneminde il olan Eskişehir, hızlı
bir kentleşme yaşayarak çok yönlü bir kent haline gelmiştir. Kent, hem eski alanı, hem
de yeni alanları üzerinde büyük mahalleler ile sarılmıştır.

|
| çorba kasesi |

|
| ahsap ve deriden tabure |
 |